9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları,3.Ünite Değerlendirme, 144-145-146-147-148.Sayfa Cevapları

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları,3.Ünite Değerlendirme, 144-145-146-147-148.Sayfa Cevapları


SAYFA 144

1. Bu masalın planını oluşturan bölümleri aşağıdaki tabloda belirtiniz.

Döşeme:
 İlk cümledeki tekerleme bölümü
Serim: Keloğlan ve anasının tanıtıldığı bölüm (İlk paragraf)
Düğüm: İkinci paragraftan son iki paragrafa kadar düğüm bölümüdür.
Çözüm: Keloğlan'ın kaçırdığı gelinin süslenmiş bir kabak olduğunun anlaşıldığı kısım ve annesinin kabağı Keloğlan'ın kafasında parçaladığı bölüm.
Dilek: Metnin son cümlesi

2. Metnin yapı unsurları ile ilgili neler söylenebilir?

Kişiler:
 Keloğlan, annesi, çoban, kervancıbaşı, düğün sahibi, gelin
Olay örgüsü: Annesinin Keloğlan'ı çalışıp para kazanması evden yollaması
Keloğlan'ın ekmeğini emanet ettiği çobanın koyununu çalması, koyunu emanet ettiği kervancıbaşının halısını çalması, halısını emanet ettiği düğün sahibinin kızını alıp kaçması
Kaçırdığı gelinin süslenmiş kabak çıkması, annesinin Keloğlan'ı dövmesi
Mekân: Köy
Zaman: Belirsiz zaman 

3. Masalda mekân ve zamanın değişimi nasıl verilmiştir?

Cevap: Mekan ve zaman çok hızlı geçmektedir.

4. Masaldaki olağanüstülüklerle ilgili neler söylenebilir?

Masalda çok fazla olağanüstülük yoktur.


5. Masalda geçen edat ve bağlaçları bularak bunların metindeki işlevlerini belirleyiniz.
"ile, gibi, değil" edatları vardır. Bunların işlevi sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri kurmaktır.

6. Aşağıdakilerden hangisi masalın özelliklerinden biri değildir?

A) Duyulan geçmiş zamanla anlatılması
B) Eğitici özellik taşıması
C) Millî duygulara yer vermesiD) Sonradan yazıya geçirilmesi
E) Kahramanların olağanüstü özellik taşıması

Cevap: C

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 145 Cevabı 
SAYFA 145

7. İKİ KATIR
Biri yulaf yüklü iki katır gidiyordu;
Birinde tahsildarın paraları.
Para taşıyan biraz fazla kibirleniyordu;
Duymuyordu bile sırtındaki ağırlığı.
Pek de edalı adım atıyordu,
Çıngırağını şakırdataraktan.
Derken bir kaç adam çıktı uzaktan.
Haydutlar, para arıyorlardı;
Para da yalnız memurun katırında vardı.
Hayvanı yakalayıp durduttular;
Katırcık dayakları yedikçe inliyordu;
“Ne bekledim, başıma neler geldi diyordu.
Şu arkadaş nasıl da sıyrıldı tehlikeden!
Mahvolan, helâk olan sadece ben.
Öteki: — Dostum, dedi yoldaşına,
Her zaman rahat etmez büyük işler görenler;
Sen de bir fakirin işini görseydin eğer
Bunun hiç biri gelmezdi başına.“
Orhan Veli Kanık, La Fontaine’in Masalları
Cevap:

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri bu fabldan hareketle uygun ifadelerle doldurunuz.

a. Fablda …ÖYKÜLEME . anlatım biçiminden yararlanılmıştır.
b. Fabl; serim, …DÜĞÜM…., …ÇÖZÜM…., …ÖĞÜT. bölümlerinden oluşmaktadır.
c. Fablda bir DERS… verme amaçlanmıştır.
ç. Fabl …ŞİİR (MANZUM)…. şekilde yazılmıştır.
d. Fablda YER … ve …ZAMAN… belirsizdir.
e. Fablda …SADE . bir dil kullanılmıştır.

8. (I) Masallar; döşeme, serim, düğüm, çözüm ve dilek bölümlerinden oluşur. (II) Döşeme bölümü;
dinleyicinin ilgisini çekme amacı taşıyan, masalda anlatılanlarla ilgisi bulunmayan bir tekerlemeyle
başlar. (III) Serim bölümünde olaya giriş yapılır. (IV) Asıl olay dilek bölümünde anlatılır.
(V) Dilek bölümü “Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.” gibi kalıplaşmış sözlerle son bulur.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V

Cevap: D

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 146 Cevabı 
9. HOROZLA İNCİ

Bir horoz inci bulur, kuyumcuya gider:
“Al, şuna bak, der,
pırıl pırıl, ne özrü ne kusuru var.
Fakat sen bana bir avuç mısır ver,
benim işime o yarar.”
Bir cahile bir kitap miras kalır.
Adam kitabı alır,
komşusu kitapçıya gider:
“Bak, ne güzel kitap, der,
fakat sen bana beş on kuruş ver,
benim işime o yarar.”

Nâzım Hikmet, La Fontaine’den Masallar

Bu fablda;

I. Teşhis ve intak sanatlarından yararlanıldığı,
II. Fablın kahramanlarından birinin hayvan olduğu,
III. Fablda zamanın belli olduğu

bilgilerinden hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III

Cevap: C

10. Dinleyicinin sözlü tepkide bulunmadığı, konuşulanı sessizce dinlediği dinleme çeşididir. Dinleyicinin dinledikleriyle ilgili zihinsel faaliyetlerini etkinleştirmek amaçlanır. Dinleyicinin sessizliği, konuşmacıya, söylediklerinin kabul gördüğü izlenimi verir. Bu dinleme türünde konuşmacı dinleyenin kendisini anlayıp anlamadığı konusunda kesin bir yargıya ulaşamaz.
Buna göre pasif dinleme ile ilgili olarak;
I. Empati kurulduğu,
II. Zihinsel sürecin etkinleştiği,
III. Karşılaştırma yapıldığı

bilgilerinden hangilerine ulaşılabilir?

A) Yalnız I     B) Yalnız II        C) I ve II     D) I ve III      E) II ve III

Cevap: B

11. Aşağıdakilerden hangisi etkili dinlemenin özelliklerinden biridir?

A) Dinleme belli bir amaç gözetilerek yapılır.
B) Dinleme sırasında başka bir işle uğraşılabilir.

C) Dinleme sırasında not alınmaz.

D) Yargılayıcı bir tutum içinde dinleme yapılır.

E) Önyargılı bir şekilde dinleme gerçekleşir.

Cevap: A

9. Sınıf Meb YayınlarıTürk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 147 Cevabı 
12. “İle” kelimesi cümlede edat veya bağlaç görevinde kullanılabilir.Bu bilgiden yola çıkarak;
I. Köylerin birinde bir Keloğlan ile anası yaşarmış.
II. Her seferinde sayfalar büyük bir güçlükle açılmış.
III. Evveli bir varmış bir yokmuş bir derviş ile bir kocakarı varmış.

cümlelerinden hangilerinde “ile” kelimesi edat olarak kullanılmıştır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve III
E) II ve III

Cevap: B

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ne … ne” bağlacı kelime gruplarını birbirine bağlamaktadır?
A) Ne kimsenin bir tüyüne dokunur ne de yerdeki karıncayı incitirmiş.
B) Ne bir dağda yağmurumuz var ne bir bağda yaprağımız var.
C) Meyvesini de ne siz sorun ne ben söyleyim.
D) Ne altın oluk ne gümüş oluk bir damla su vermiş.E) Tasa dediğin ne korkuya benzer ne kuruntuya benzer.

Cevap: D

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ayraçla gösterilen yere iki nokta (:) konulmalıdır?
A) Ünsüzler( ) sürekli olup olmadıklarına ve ses yolunda titreyip titremediklerine göre adlandırılır.
B) Süreksiz sert ç, k, p, t ünsüzleriyle biten kelimeler, ünlüyle başlayan bir ek aldığında bu kelimelerin sonunda bulunan ç, k, p, t sert ünsüzleri yumuşar( ) c, g (ğ), b, d ünsüzlerine dönüşür.
C) Türkçedeki sesler, ses yolundan çıkışlarına göre iki gruba ayrılır( ) ünlüler ve ünsüzler.D) Sözel derslerden tarih, felsefe, coğrafya( ) sayısal derslerden fizik, kimya, biyoloji alıyorum.
E) Çekim ekleri kelimelerin diğer kelimelerle bağ kurmasını, cümlede görev almasını sağlayan( ) hâlini, sayısını, zamanını, kişisini bildiren eklerdir.

Cevap: C


15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yoktur?

A) Yanardağdan püsküren mağma değişik şekiller almış.
B) Bu aracın çarpma sonucu egzosu delinmiş.
C) Eşgüdümlü çalışırsak işi daha çabuk bitiririz.
D) Düşmanla göğüs göğüse mücadele ettiler.E) Eski düşmanlar şimdi can ciğer oldular.

Cevap: D

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 148 Cevabı

16. CEVAP  → 2.ÇIKIŞ 






9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 116-117-118-119-120, 3.Ünite Ölçme ve Değerlendirme

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı Cevapları, 2017-2018, Sayfa 116-117-118-119
Sayfa 116

ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME CEVAPLARI

1-6. soruları aşağıdaki şiire göre cevaplayınız.

1. Bu şiirin ezberlenmesini kolaylaştıran unsurlar nelerdir? Şiirden örnekleyiniz.

 Bu şiirin ezberlenmesini kolaylaştıran unsurlar ölçü, kafiye, redif, aliterasyon, asonas gibi ahenk ögeleridir. 

Örnek: 

İlk bentteki "er" ve "ün" sesleri tam uyak; "n" sesi ise aliterasyondur. 



2. Şiirdeki “Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir” ve “Gökyüzünün başka rengi de varmış! / Geç fark ettim taşın sert olduğunu.” dizelerinde anlatılmak istenenle ilgili neler söylenebilir?


“Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir” dizeleriyle Gençlik yıllarında her zaman beraber olduğu arkadaşlarının, dostlarının artık yanında olmadığını hepsiyle yollarının ayrıldığını ve hayatta yapayalnız kaldığını anlatmak istiyor.

“Gökyüzünün başka rengi de varmış! / Geç fark ettim taşın sert olduğunu.” dizeleriyle ise
Şair belli bir yaştan sonra  artık gerçeklerin  gözüne gözüktüğünü; artık hayatın tozpembeliğini aşıp gerçekleri görebildiğini anlatmak istiyor.


3. Otuz Beş Yaş adlı şiirde söyleyicinin özellikleri ile ilgili neler söylenebilir?
Otuz Beş Yaş adlı şiirde söyleyici yavaş yavaş yaşlandığının farkına varan, gençlik günlerindeki o enerjisinin ve canlılığın kalmadığını düşünen  ve gittikçe  ölüme yakın hisseden biridir. 

4. Otuz Beş Yaş şiirinin ismi ile dize sayısı arasında nasıl bir ilgi kurulabilir? Açıklayınız.
Şiir  35 dizeden oluşmaktadır. İnsan hayatının yarısını 35 yaş olarak düşünen şair toplam 35 dize yazarak şiirinin ismi ile dize arasında ilgi kurmuştur.

www.edebiyatfatihi.net 

5. Otuz Beş Yaş adlı şiirdeki sıfatları bularak bunların türünü ve metindeki işlevlerini belirleyiniz.

İlk bentte:

delikanlı çağımızdaki: niteleme sıfatı

2.bentte:

bu: işaret sıfatı
çizgili: niteleme sıfatı
gözler altındaki mor: niteleme sıfatı
yıllar yılı dost bildiğim: niteleme sıfatı

3.bentte:

hangi : soru sıfatı
o (günler,şevk,heyecan): işaret sıfatı
bu: işaret sıfatı
güleryüzlü: niteleme sıfatı

4.bent:

hayal meyal: niteleme sıfatı
ilk: niteleme sıfatı
hayata beraber başladığımız: niteleme sıfatı

5.bent:
başka: belgisiz sıfat
her: belgisiz sıfat
bu: işaret sıfatı

6.bent:

her: belgisiz sıfat
bu: işaret sıfatı
kaçıncı: soru sfatı

7.Bent:

kaç: soru sıfatı
bir: asıl sayı sıfatı
taht misali: niteleme sıfatı
o: işaret sıfatı


6. Cahit Sıtkı Tarancı, Fransa’da öğrenciyken Fransa’nın Alman orduları tarafından işgaline tanık olmuş, Fransa’dan Cenevre’ye geçmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkmıştır. Bu yolculuk esnasında

bombalanan şehirleri, ölen insanları görmüş, ölüm korkusu benliğine yerleşmiştir.

Yukarıdaki bilgilerden yararlanarak Otuz Beş Yaş şiiri ile şairin hayatı arasında nasıl bir ilişki
kurulabilir? Açıklayınız.

Şiirlerinde ölüm  ve yalnızlık temasına sıkça yer veren  Cahit Sıtkı'nın 35 Yaş şiirinde de bu temaları görüyoruz. İnsan ömrününün yarısını 35 yaş olarak nitelendiren şairin yaşadıklarını ölüm korkusuna ve karamsar bir ruh halinin oluşmasına sebep olmuştur.



7. Aşağıdaki şiirlerin konularına göre türlerini nedenleri ile birlikte belirtiniz.

Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
Orhan Şaik Gökyay

Türü: Epik şiirdir. Nedeni vatan, kahramanlık, cesaret gibi temaları işlemesidir.

daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyâsı
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum
Nurullah Genç

Türü: Lirik şiirdir. Nedeni aşk gibi duygusal bir temayı işlemesidir.

Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı;
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya!
Orhan Veli

Türü: Satirik Şiirdir. Nedeni ise bir kişiyi eleştirmesi, eleştirel bir anlatımı olmasıdır.

SAYFA 118


Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri şiirden hareketle uygun ifadelerle doldurunuz.

a. Şiirde ....dörtlük... nazım birimi kullanılmıştır.
b. Şiir .....13'lü hece... ölçüsüyle yazılmıştır.
c. Şiirde .çapraz... kafiye düzeni kullanılmıştır.
ç. Şiirde ...kişileştirme .... ve ....benzetme...... söz sanatlarına başvurulmuştur.

9. E 

SAYFA 119

10. B

11. E

12. D



SAYFA 120

13. D

14. 3. ÇIKIŞ 

Kır ve doğa güzelliklerini
konu edinen 
 
şiirlere pastoral şiir 
 
denir. (D)
“Ağır bir aydınlık,
bildiğin şafak değil.” 
 
dizesinde sayı sıfatı 
 
kullanılmıştır. (Y)
Şiirin nzım türünün konusu belirler. ( D) 3.ÇIKIŞ