Hz.Muhammed'in doğduğu çevre hakkında bilgi



1. Hz. Muhammed’in Doğduğu Çevreyi Tanıyalım

Hz. Muhammed, Arabistan’ın Mekke şehrinde doğdu. Arabistan, Asya Kıtası’nın güneybatısında yer alan bir yarımadadır. Doğusunda Basra Körfezi ve Umman Denizi bulunur. Batısında Kızıldeniz, güneyinde Hint Okyanusu yer alır. Kuzeyinde ise bugün Irak ve Suriye devletleri bulunmaktadır.

Arabistan’ın büyük bir bölümü çöllerle kaplıdır. Kurak ve sıcak bir iklime sahiptir. Bu sebeple tarıma elverişli topraklar çok azdır. 

Hz. Muhammed’in doğduğu Mekke şehri dağlık bir bölgede yer aldığı için toprakları tarıma elverişli değildi. Bu yüzden Mekke’de daha çok ticaret gelişmiştir.

Arabistan’da toplumun bir kısmı göçebe olarak yaşıyordu. Önemli bir kısmı ise yerleşik hayata geçmişti. Göçebe olanlar geçimlerini hayvancılıkla sağlıyordu. Yerleşik hayata geçenler ise ticaretle uğraşıyordu.

Arabistan’da kabile bağları çok kuvvetliydi. Kabile fertlerinden birine yapılan bir haksızlık, kabilenin tümüne yapılmış sayılırdı. Her kabile, kendi üyesini başkalarına karşı korurdu. Bu yüzden kabileler arasında sık sık anlaşmazlıklar çıkar, savaşlar olurdu.

O zamanlarda dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi Arabistan Yarımadası’nda da haksızlıklar yaygınlaşmıştı. İçki ve kumar gibi kötü alışkanlıklar çoğalmıştı. Çoğu zaman güçlü olanlar zayıfları ve kimsesizleri eziyordu. Bazı kabilelerde kadın ve kızlara değer verilmiyordu. Erkekler, kız çocuğu babası olmaktan utanıyorlardı. 

Hz. İbrahim’in anlattığı Allah inancı, Arabistan’da özünü kaybetmişti. Dinî kurallar bozulmuştu. İnsanların çoğu putlara tapmaya başlamıştı. Puta tapmak o kadar yaygınlaşmıştı ki her aile ve kabilenin kendine özgü bir putu vardı. İnsanlar çeşitli maddelerden put yapıp ona tapıyordu.

Puta tapanlar, Allah’ın varlığına inanmakla birlikte, putların kendilerini Allah’a yaklaştırdığını iddia ediyorlardı. Bu konuda Kur’an-ı Kerim bize şu bilgiyi veriyor: “Din yalnız Allah’ındır. Allah’ı bırakıp kendilerine (ondan başka) koruyucu ve dostlar edinenler, ‘Biz bunlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz.’ derler...” Bu insanlar, hem Allah’a inanıyor hem de putlaştırdıkları şeylerden yardım bekliyorlardı. Bu şekilde inananlara İslam’da“müşrik” denir. Müşrikler; kendilerini, gökleri ve yeri yaratanın Allah olduğunu da kabul ediyorlardı. Bunu bildikleri hâlde Allah’ın yaratıcı olduğuna inandıkları gibi başka şeylere de kulluk ediyorlardı. 

İnsanlar, bir inanç bunalımı yaşıyordu. Kur’an’da Allah, “Andolsun ki (müşriklere), ‘Gökleri ve yeri yaratan kimdir?’ diye sorsan, hiç tereddütsüz ‘Allah’tır.’ derler. De ki Allah’ı bırakıp taptıklarınızın ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Eğer Allah bana bir zarar vermek istese (bu güçler) onun vereceği zararı önleyebilir mi? Yahut bana rahmet dilese onun rahmetini (benden) esirgeyebilirler mi? De ki, Allah bana yeter! Güvenecek yer arayanlar yalnız ona dayanıp güvensinler.” buyurur.

Arabistan Yarımadası’nda puta tapanların yanında başka dinlere inananlar da vardı. Örneğin,Hristiyan ve Yahudiler bulunuyordu. Sayıları az olmakla birlikte yıldızlara ve ateşe tapan kimseler de bulunmaktaydı. 

Bunların dışında bir grup insan da Hz. İbrahim’in anlattığı din üzere yaşıyorlardı. Bunlara“Hanif” deniliyordu. Bu dine inananlar; yalnızca Allah’a inanıyor, putlara tapmıyorlardı. Hanifler, o dönemin kötü alışkanlıklarından uzak duruyorlardı. Hz. Muhammed, kendisine elçilik görevi verilene kadar Hanif inancı üzere yaşamıştır.

İşte Hz. Muhammed’in doğduğu çevre, bu özelliklere sahipti. O, böyle bir zaman ve ortamda dünyaya geldi.


Tepkinizi bildirin:
reklamlar

0 yorum:

Yorum Gönder

Aşağılayıcı, argo, küfür ve kişisel haklara saldırı niteliğindeki yorumlar YAYINLANMAYACAKTIR...bolcevap

9.SINIF COĞRAFYA CEVAPLARI (İLK KEZ BURADA )

10.SINIF EKOYAY COĞRAFYA KİTABI CEVAPLARI (İLK KEZ BURADA-TAKİP EDİN)

9.SINIF MATEMATİK KİTABI ÇÖZÜMLERİ (özgün çözümler ilk kez burada-takip edin)