MEKTUP ÖRNEKLERİ



MEKTUP ÖRNEĞİ-1
Aşağıdaki mektup Cahit Sıtkı Tarancı'dan Ziya Osman Saba'ya yazılmıştır.

Ziyacığım,
Farkında olmadan, merakını tam zamanında teskin etmiş olduğuma cidden sevindim... Mamafih ben yazmış olmayıp da senden bir ihtar mektubu almış olmayı isterdim! Neyse, kısmet değilmiş, doğrusunu istersen ben sabırsızlandım ve senin yazmanı bekleyemedim.
Benden, avlulu, havuzlu, bahçeli bir şiir istemen hoşuma gitmedi Ziyacığım. Ben, senden, apartmanlı, tramvaylı, otobüslü bir şiir istesem, hoşuna gider mi? Hele “Diyarbekir kokulu” tabirin hakiki bir şairin ağzından çıkacak laf değil. Diyarbekir kokulu, Kayseri kokulu, Trabzon kokulu şiir olur mu Ziyacığım? Hani bazı mecmualarda şiir kitapları tenkid edilirken şöyle denir: “Ilchante son pays natal” (memleketini terennüm ediyor). O gibi yazılara şiir demiyeceğini biliyorum ve hele benim gibi onlardan tiksindiğini de biliyorum... Burada da bana soruyorlar: “Cahit bey, Diyarbekir hakkında bir şey yazmadınız mı?” Cevap vermek istemiyorum, verecek olsam, suallerinin saçmalığını yüzlerine vurmak lazım... Senin bunu şaka diye, kaleminin ucuna gelmiş olduğu için yazdığına eminim. Diyarbekir’i benim şiirlerimle tanımak hevesinden vazgeç Ziyacığım. Ben, senden “Gitmek” şiirini istemiştim, hiç bahis bile etmiyorsun... “Kuyuya Düşen Çocuk” şiirim “Güneşe Aşık Çocuk” serisinden olacaktı. Onun için ona o ismi vermiştim ve zannedersen, isim fena değildi. Mamafih, değiştirdiğine kızdım veya alındım zannetme... Yalnız başına “Kuyu” da iyi... Mamafih, ben o şiiri yazarken sen hatırıma gelmemiş değildin... Öyle, hiç meydana çıkmaman, kendi kendine çalışman, sahiden bir kuyuya düşmüşsün vehmini veriyordu bana... Neyse... Al sana küçük bir şiir:
GECELER
Akşamleyin güneş ardından geceler Görününce en son bu yolun ucunda, Aksimdir sanırım, başı avucunda, Düşünceye dalmış bir insan geceler.
Ve zannedersen, bundan sonra yazacaklarım da bu cinsten olacak... Şiirde teferruatı filan sevmediğimi bilirsin. Kabil olduğu kadar conderser etmeli (teksif etmeli)... Nazariye yürüteceğimiz zaman henüz gelmemiştir... Hayırlısı... Desene, Burhan Ümit’ten ümidi kesmeli... Mamafih beis yok. Hem zaten bu nüsha üç ay gecikti... Yalnız ben sana karşı mahcup bir vaziyete düştüm. Affedeceğini ümidediyorum.
Ahmet Kutsi’nin şiirini beğenmedim... “Yarasa”, “Nerdesin?”, “İhtiyar Aslan” şairinden bu gibi şiirler beklenemez. Buna mukabil, geçen nüshadaki Ahmet Hamdi’nin şiiri fena değildi. “Başım, sükutu öğüten – uçsuz, bucaksız değirmen”. Güzel değil mi?... İstiyorum ki, her şiirde bütün bir hayat tecelli etsin. Hissolunsun ki, şair onu yazarken, göğsünden bir şeyler koparmış ve o şiirin içerisine koymuş... İşte senin şiirlerinde bu vardır Ziyacığım. Yalnız, daima söylediğim gibi, bazen teferruata kaçıyorsun ve bazen de sone’yi doldurmak için lüzumsuz ve tekerrür kabilinden mısralar yazıyorsun... Zaten hep aynı şekil tarzında ısrar etmene de itiraz ettiğimi hatırlarsın.
O Şevket Hıfzı’yı beğeniyorum doğrusu... Şimdi yazdıklarında fevkaladelik yoktur, fakat ilerde olacaktır zannediyorum. Ahmet Muhip de, malum şeyleri güzel kalıplara dökmesini bilen mahir bir çocuk... Mamafih, birinci nüshadaki şiirinde çok güzel mısralar vardı. Sabri Esat’ın “Köyümde Öğle” sini beğenmedim.
Ziyacığım, şiirlerini dudaklarımdan düşürmediğim birkaç sayılı şairden birisi de sen olduğunu biliyor musun?
Biz o kadar ağladık ki beraber... Ben hiçbir şey duymadan ben yalnız seviyorum... Ben, ben ölmüşlerimi kaldırmak istiyorum, En derin kuyuların içine haykırarak...
İlh... Ziyacığım.
Ben haftaya Pazar günü hareket ediyorum. Bir veya iki eylülde görüşebileceğiz zannediyorum. Ahbablara gene selamlar ve hürmetler. Senin de gözlerinden öperim Ziyacığım.



Kaynak: http://www.turkcesevdalilari.com/index.php/dil-ve-edebiyat/edebi-eserler/edebi-kose/mektuplar/item/1551-cahit-s%C4%B1tk%C4%B1-taranc%C4%B1-dan-ziya-osman-saba.html
MEKTUP ÖRNEĞİ 2
Sevgili Ahmet,
Her şeyden önce seni çok özlediğimi belirtmek istiyorum.Uzun yıllar birlikte gezip arkadaşlık ettikten sonra yeni yerlere gelmek özlemimi daha da arttırdı.
Alışkanlıklarımdan vazgeçmek zorunda olduğum bir döneme girdim.Üzülerek belirteyim ki bunlar arasında en fazla zor gelen senden ve değerli arkadaşlarımdan uzak kalmak geliyor.Ankara’ya geldiğimden beri derslerden başımı kaldıramıyorum.Okul iyi ve düzenli bir şekilde devam ediyor.Yalnız yaşamaya alışmak ve derslerime ayırdığım vakitler haricinde parklara gidiyorum.Temiz havada dolaşıyorum.Ailem ve siz aklımdan bir an olsun çıkmıyorsunuz.
Senden ricam beni mektupsuz ve habersiz bırakmamandır. Senin göndereceğin mektuplar benim özlemimi biraz azaltacaktır.Herkese selamlar kendine iyi bak.


MEKTUP ÖRNEĞİ 3
Kardeşim Hamdi,
İki gündür Yahya Kemal’in ölümünün derin hüznü içindeyim. Uzun zamandır yavaş yavaş çöken, zerre zerre eriyen bu aziz varlığın yok ola­cağı acısına gerçi ben de hazırlanmıştım. Fakat o muhteşem sesin ebedi­yen dinmiş olduğunu düşünmek bana tarifi imkânsız gönül bezginliği ve­riyor. Onun hakkında duyup düşündüklerimi toplayıp yazmam için biraz vakit geçmesi lâzım. Yalnız bugünlerde yapılması lâzım gelen bir vazifem var. Bana üstadın bir vasiyeti olmuştu; onu senin vasıtanla matbuata in­tikal ettirmek istiyorum:
1937 veya 1938 senelerinde idi. İzmir’de güzel bir yaz akşamı Yahya Kemal’le Kordon’daki Şehir Gazinosu’nda idik. Söz galiba “Rindle­rin Ölümü” manzumesi dolayısıyla o mecraya dökülmüştü. Ve bana öldü­ğü zaman, taştan, sade bir mezar yapılmasını, taşının üstüne de yalnızca bu manzumenin ikinci kıtasıyla adının, doğum ve ölüm tarihlerinin yazıl­masını istediğini “vasiyet” kelimesini de kullanarak söylemişti.


Tepkinizi bildirin:
reklamlar

0 yorum:

Yorum Gönder

Aşağılayıcı, argo, küfür ve kişisel haklara saldırı niteliğindeki yorumlar YAYINLANMAYACAKTIR...bolcevap

9.SINIF COĞRAFYA CEVAPLARI (İLK KEZ BURADA )

10.SINIF EKOYAY COĞRAFYA KİTABI CEVAPLARI (İLK KEZ BURADA-TAKİP EDİN)

9.SINIF MATEMATİK KİTABI ÇÖZÜMLERİ (özgün çözümler ilk kez burada-takip edin)