Yardımlaşma ile ilgili örnek bir davranış bulunuz.



www.bolcevap.com din kültürü editörü tarafından hazırlanmıştır. ÇALMAYIN !!!
Yardımlaşma ile ilgili örnek bir davranış bulunuz.




Zor Zamanda Gelen Yardım...
Uzun yıllar süren İran- Irak Savaşı'nda kaybettiği kocasının kendisine bırakmış olduğu maddî imkanları, çoluk çocuğuyla çoktan yemiş bitirmişler ve yarı aç yarı tok vaziyette yaşar hale gelmişlerdi. Kendisi hadi neyse de, üç tane yavrusu yokluk bilmiyor, acıktıklarında feryad-ü figan ediyorlardı. Savaşın bıraktığı izler çok belirgindi. Kerkük'ün sokaklarında sefalet kol geziyordu. Herkes aç herkes sefil bir halde olduğu için, kimsenin kimseye yardım edecek durumu yoktu. Üç yetimiyle yıkılmaya yüz tutmuş evinde yaşam savaşı veren kadın, harabeden farksız evinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin geldiğini gördü. Taksi durdu ve içinden bir yolcu indi. Müşteri getirdiğine göre demek taksi şoföründe az çok para olacaktı. Bunu düşünen kadın, bütün cesaretini ve ümidini toplayarak evden çıktı ve taksiye doğru koşarak, arabasını hareket ettirmek üzere olan şoföre seslendi:
- Lütfen beni biraz dinler misin? Sakın beni dilenci zannetmeyin, üç çocuğumla üç gündür aç halde beklemekteyim. Bu gidişle namusumun lekelenmesinden bile korkmaya başladım, ne olur Allah rızası için yardım edin. Ben açlıktan ölmeye razıyım. Fakat çocuklarımın ağlayıp sızlamalarına tahammül edemiyorum... Taksi şoförü, beklenmedik bir anda gelen bu yardım talebi karşısında çok şaşırmıştı. Kendisi de zaten kıt kanaat geçiniyordu. Ama kadının da haline acımıştı. "Yardım etsem mi, etmesem mi?" diye düşündü. Cebinde bir miktar parası vardı ama bu parayı, taksinin eskiyen lastiklerini değiştirmek için uzun süredir biriktiriyordu. Her akşam eve gittiğinde hanımı da onu bu konuda ikaz ediyor ve:"Bu kabak lastikleri ne zaman değiştireceksin? Bununla ne frenin tutar ne bir şey. Akşamları eve geç kalınca aklıma kötü şeyler geliyor, acaba bir kaza mı yaptı diye… Ne olur bir an önce değiştir şu taksinin lastiklerini…" Lastiklerin yenisini almak için parayı tamamlayamadığından, değiştiremiyordu. Şimdi karşısına Allah rızası için yardım isteyen muhtaç bir çocuklu kadın çıkmış ve kendisinden yardım ümid ediyordu. O an için nefis ve şeytan vesvese vermeye basladı. "Ne yardımı? Sen zaten zor geçinen birisin, yardım edecek durumda değilsin ki, bas gaza ve işine bak." Fakat imanı ve vicdanı da: "Para işte böyle günler için lazım. Sen Allah rızası için yardım isteyen şu muhtaç kadını boş çevirme. Allah, Kendisi için yapılan yardımın karşılığını mutlaka verecektir.” Adam kısa bir mücadeleden sonra, nihayet nefsini ve şeytanını yenip, cebindeki parayı kadına uzatarak: "Al bacım! Sen namusunla yaşa ve çoluk çocuğunu da aç koyma. Bu para bir müddet sizi idare eder sonra Allah Kerim."Parayı verdikten sonra hemen gaza basıp oradan uzaklaştı. Sadece kadının yürekten gelen duasını duyabildi. "Allah senden razı olsun. Sen benim ihtiyacımı giderdin, Allah da senin ihtiyacını gidersin!" Bu dua gün boyunca kulaklarında çınladı ve bu duaya hep "Amin"dedi. Akşam eve gelince hanımı yine aynı şekilde kocasına sordu:
- Bu gün de lastikleri değiştirmemişsin. Be adam ne zaman bu kabak lastikleri değiştireceksin? Her gün yüreğim ağzımda bekliyorum seni. Adam hanımını üzmemek için gayri ihtiyari cevap verdi:
- Bir lastikçiyle anlaştım ve sipariş verdim. Yeni lastikler gelince bana haber edecek. Hanımını böyle bir cevapla geçiştirmişti ama bu geçiştirme ne zamana kadar devam edecekti. Bu sefer hanımı "hala lastikçiden haber gelemedi mi?" diye sorup duruyordu. Adam bu sorulardan da daralmıştı. İşte yine eve gidiyordu ve bu akşam hanımı yine soracaktı, "ona ne diyeceğim" ne cevap vereceğim, diye düşünerek eve geldi. Hanımı sevinçle kendisine yazılı bir kağıt uzattı ve dedi ki:
- Bugün lastikçi geldi ve şu adresi verdi. Sonra ‘eşin yarın bana gelsin lastiklerini değiştireceğim" deyip gitti. Al bu adresi de, yarın mutlaka lastikçiye uğra. Adam durumu belli etmedi ama bu olayın mantıklı izahını da yapamadı. Çünkü böyle bir lastikçi ile konuşup sipariş filan vermemişti. "Hele bir sabah olsun, durum neymiş öğreniriz" diyerek merakla sabahı bekledi. Ertesi gün ilk işi o kâğıttaki adrese gitmek oldu. Ama lastikçiyi hayatında ilk defa görüyordu ve buraya da hiç gelmemişti. Elindeki kâgıdı lastikçiye uzattı. Uzattı ama “bu kağıt neyin nesi” derse, ne cevap verecekti. Lastikçi, kağıdı alıp ona baktı ve "Demek o kimse sensin öyle mi?" diyerek boynuna sarıldı ve hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Sonra da söyle devam etti:
- Tam üç gündür Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) rüyama giriyor ve bana:"Şu adresteki şoförün lastiklerini değiştir, benim şefaatime nail ol" buyuruyor. Allah için söylermisin? Sen ne türlü bir iyilik ettin, nasıl bir hayır dua aldın ki, Resûlüllah Aleyhisselâtü Vesselâm üç gündür ikaz edip, lastiğini değiştirmem için beni vazifelendiriyor.

Tepkinizi bildirin:
reklamlar

0 yorum:

Yorum Gönder

Aşağılayıcı, argo, küfür ve kişisel haklara saldırı niteliğindeki yorumlar YAYINLANMAYACAKTIR...bolcevap

9.SINIF COĞRAFYA CEVAPLARI (İLK KEZ BURADA )

10.SINIF EKOYAY COĞRAFYA KİTABI CEVAPLARI (İLK KEZ BURADA-TAKİP EDİN)

9.SINIF MATEMATİK KİTABI ÇÖZÜMLERİ (özgün çözümler ilk kez burada-takip edin)