Home » » FELSEFE SEMİH YAY. SORU VE CEVAPLARI

FELSEFE SEMİH YAY. SORU VE CEVAPLARI



                 FELSEFE SEMİH YAY. SORU VE CEVAPLAR

1. Felsefe nedir?
Philo: sevgisi
Sophia: bilgelik
Philosophia: bilgelik sevgisi
Felsefe: Varlık, bilgi ve değerler üzerine yapılan birleştirici ve bütünleyici yorumlardır.
Felsefede tutarlılık bir düşüncenin kendisiyle çelişmemesidir. Düşünce önermesinin öncülleri ile sonucu arasında uyumluluk olması önemlidir. Çünkü filozof ve filozofun düşüncesi kendisiyle çelişik olamaz.
Felsefe bilgi arama etkinliği iken hikmet bilgi arama etkinliği olmakla beraber bilgiye hakikate ulaşmış olmadır. bu bakımdan hikmet felsefeyi kapsar.

4. Geçmişten geleceğe felsefenin işleviyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Felsefe İlkçağda mitolojik ve dini açıklamalar yerine daha çok akla dayalı bir şekilde sistemli ve tutarlı olarak evren ve bilgiyi açıklama çabası gütmüş.
Ortaçağda kilise Hıristiyanlığı felsefi akla dayandırarak temellendirmeyi hedeflenmiş.
Yeniçağda aklın, özgürlüğün ve aydınlanma felsefesinin oluşumunda aktif rol almış.
Günümüzde ise özgür düşüncenin ölümünde etkili ve denetleyicidir.

5. Bir felsefe sorusu yazınız.
Felsefe nedir?

1. Doğruluk ve gerçeklik nedir? Birer örnekle anlatınız.
Gerçeklik (realite), bir nesnenin zihinsel bağımsız olarak varolmasıdır.
Örnek: Güneşin varlığı.
Doğruluk (Hakikat), bilgin nesnesi ile örtüşmesidir.
Örnek: Güneş tutulması.

2. Genelgeçer ve doğru bilgi edinebilir miyiz? Neden?
Genelgeçer ve doğru bilgi edinemeyiz. Çünkü obje ve objeyi bağlı olarak bilgi değişir. En azında suje yani bizim bilgi hakkında algimiz gelişir.  Bilim Genelgeçer doğru bilgiden diverse de isabetli değil.

3. “İnsan zihni boş bir levhadır.” görüşüne katılıyor musunuz? Tartışınız.
Insan zihni boş bir levhadır, diyen J. Locke aynı sözün çelisiği "iç deney" kavramıyla akla ve doğuştan bilgiye kapı aralamaktadir.
Zihin ve zihin kategorileri yok sayılmış,  bu da isabetli değildir.

4. Temellendirme nedir? Örnekle ifade ediniz.
Felsefede Temellendirme,  bir paradoxun bir düşüncenin bir önergenin akıl ile desteklenerek tutarlı olmasını sağlamaktır.  Felsefedeki Temellendirme Bilimlerde ispat ve kanıt anlamındadır.
Örnek: Platon idea lar teorisini gölge ve yansıma ile temellendirmiş.  


5. Bilginin doğruluk ölçütleri nelerdir? Bu ölçütlerden ikisini söyleyiniz.
1 Uygunluk
2 Tutarlılık
3 Apacıklık
4 Yarar
5 Tümel Uzlaşım

1. Ontoloji nedir? Kısaca anlatınız.
Ontoloji varlık felsefesi dir. Felsefenin varlığı bir bütün olarak genel bir şekilde ele almasıdır.

2. Felsefenin varlıkla ilgili temel sorularının sorulma nedeni nedir?
Varlığın olup olmadığı,  varlık varsa ne olduğu, arkenin ne olduğu,  varlığın tek mi çok mu olduğu tartışılarak varlık temellendirmeye çalışılmıştır.
Kısaca ontoloji,  varlığın niteliği ve niceliği araştırılmıştır.

3. Varlığı oluş ve idea olarak gören filozoflar hangileridir?
Varlık OLUŞ diyenler: Herakleitos, Whitehead
Varlık IDEA diyenler: Platon, Aristo, Farabi, Hegel

4. Pragmatizm ve varoluşçuluk gibi akımların özellikleri nelerdir?
Pragmatizm yarar ve fayda sağlayan ve sonuç itibari ile başarı getiren,
Existansiyalizm bireyin Varoluşun ötesine geçerek özünü yakalama özgürlüğü kazanmasidir.

5. Kendiniz ya da varlık hakkında hiç soru sordunuz mu? Arkadaşlarınızla paylaşınız.
Ben Kimim?  Niye varım? ben neyim ve ne olmalıyım?
Neden ve nasıl oluyor ki bu evren varolmustur?

1. Ahlak nedir? Kısaca anlatınız.
Ahlak huy, karakter, yaratılış anlamlarını gelir.
Kavram olarak bir toplumda geçmişten günümüze ortaya çıkan ve toplumun yaşantısı belirleyen etkenlerdir.
Socrates ahlak üzerine felsefe yaparak etik felsefesi başlatmıştır.

2. Ahlak felsefesinin konusunu oluşturan kavramlar nelerdir? Bunlardan üç tanesini söyleyiniz.
İyi, kötü, özgürlük, sorumluluk, Erdem,  vicdan, irade, ödev, ahlak yasası. ...

3. Erdemli yaşamak ne demektir? Kısaca anlatınız.
Ahlakı bir ilkedir. İyi, istenilen olumlu kararlar verme ve bu kararlara uygun eylemde bulunma.

4. Özgürlük ve sorumluluk ilişkisi ahlak felsefesi çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir?
Özgür iyi ve kötü olandan dilediğini secmedir. Sorumluluk özgürce seçilen davranışın sonucuna katlanmadir.
Özgür insanlar yaptıkları eylemden sorumludurlar. Köle, çocuk, deli ve buyruk altında olanlar yaptıkları eylemden sorumlu değiller.
1 çevre etiği
2 meslek etiği
3 enformasyon etiği
4 biyoetik (tıp etigi)
5 siyaset etigi

1. Zanaat ile sanat eseri arasındaki fark nedir?
Sanat, estetik heyecan uyandıracak eserleri bize veren çalışmadır. Bu çalışmayı yaparak eser veren insan sanatçı adını alır. 
Zanaat, maddi gereksinimleri karşılamak için el becerisiyle yapılan iş anlamında kullanılır. Bu nedenle sanat ve zanaat birbirinden farklıdır

2. Sanat ve doğadaki güzel kavramıyla hangi felsefe dalı ilgilenir? Belirtiniz. 
Estetik ilgilenir.
Natüralist ve realist görüşü savunan düşünürler doğal güzelliğe,Romantikler ise sanat güzelliğine önem vermişlerdir.

3. Güzelliğin ölçütleri nelerdir? Oran, simetri, uyum,harmonia, 

4. Sanat eserinin nitelikleri nelerdir?
Biriciklik
Özgünlük
Ölçülülük (oran, simetri)
Kalıcılık
Estetiklik
Öznellik
Yerellik-Evrensellik

Sanatçı içinde bulunduğu toplumun ve dönemin siyasetinden, kültüründen, başka insanlarca görülmeyen nitelikleri ayrıntılı bir duyumsallıkla -sezgisi ve duygusal zekâsıyla-alımlar ve onları eserlerinde yansıtır.
Sanat eseri artık güzellik değerinin tüm başka çevresel bileşenlerinin etkisini hissettiren taşıyıcısı olarak estetik nesne hâline dönüşür.

1. Din felsefesi ile teoloji arasında ne gibi farklar vardır?
u  Teoloji (Tanrıbilim, ilahiyat), belli bir dini bu dine ait olan konu ve problemleri ele alır. Bu nedenle Yahudi, Hıristiyan ve İslam teolojisi gibi değişik teolojiler vardır. Teoloji, konu aldığı dinin inanç ve ibadetlerini doğru kabul eder, onları savunmaya ve güçlendirmeye çalışır.
u  Din felsefesi, herhangi bir dini ve onun pratik öğelerini ele almaz. Din olgusunu ele alır. Din felsefesi genel olarak dinin doğası, ibadetin anlamı, din, bilim ve ahlak ilişkileri gibi konuları açıklayarak, değerlendirmeye çalışır. Bu değerlendirmeyi yaparken mantıksal bir analize başvurur. Din felsefesi, dine eleştirel ve objektif bir tavırla yaklaşır.

2. Dinî alanın temel kavramları nelerdir?
      Din:Evren ve insan yaşamına yön veren ve biçimlendiren sistem.
      İnanç: bir dine, bir düşünceye gönülden bağlı bulunmak.
      İman: dinin ortaya koyduğu doğruları tasdik etmek.
      Tanrı : her şeyi yaratan, var eden varlık.
      İbadet: tanrı’nın buyruklarını yerine getirme, tanrı’ya yönelen saygı davranışı, tapınma.
      Dinî tecrübe: dinî emirlere bağlı olarak inanan insanda gerçekleşen her türlü dinî yaşantı, dinî duygu, düşünce ve uygulamaların tümü.
      Peygamber: tanrının mesajlarını iletmek için seçtiği kul.
      Kutsal: tapınılacak derecede sayılan, dinî bir saygının konusu olan.
      Vahiy : tanrı tarafından peygamberlere bildirilen ilahi mesajlar.
      Tevhit: tanrı’nın ilahlığını tanımak, bir olduğunu tasdik etmek ve ona hiçbir eş ortak koşmamak.
      Fıtrat: yaratılıştan gelen, dış etkenlerle bozulmayan yapı.

3. Dinî tecrübe fıtrat ile ilgili olabilir mi? Niçin?
Dinî tecrübe İnsanların dinî emir ve yasaklardan hareketle ritüellerden edindikleri ve kendi hisleriyle geliştirdikleri manevi duyguya dayalı birikim.
Fıtrat Yaratılış gereği doğuştan getirilen, çevresel faktörlerden etkilenmeyen ve Tanrı ile bağ kurmaya elverişli olan kabiliyetlerin potansiyel hâli.
Fıtrat doğuştan gelen, yaratılış gereği olan, dini tecrübe edinilen manevi duygulardır.

4. İnsan neden inanmak ister? Düşüncelerinizi kısaca ifade ediniz.
 İnsana yaratılışta yüklenen fıtrat gibi inanma gereği var. Buna gerek düşünce gerek yaşanmışlık gerek diğer faktörler inanma eğilimidir. Güçlü olduğunda gücü verenin, zayıf olduğunda kendinden üstün güce gerek duyma, içindeki vicdan erdem iyi irade yönelimleri Tanrı’yı öngörür.

5. Tanrının varlığı hakkındaki görüşler nelerdir?
Teizm: Tanrı kavramı, Tanrının hem evrenle olan ilişkisi hem de yetkin bir varlık olduğu düşüncesinden hareketle tanımlanır. Tanrı kendisi dışında başka hiçbir nedene ihtiyaç duymaksızın var olan yetkin varlıktır. Bu tanım teizm olarak bilinen tanrı anlayışını ifade eder. Buna göre Tanrı evrenin yaratıcısı ve nedensiz ilk nedendir.
Monoteizm: Tek tanrıcılık olarak bilinen bu anlayışa göre Tanrı, evreni yaratan, öncesiz ve sonrasız, benzeri olmayan, tek mutlak güç sahibi yetkin varlıktır.
Politeizm: Birden çok Tanrının varlığını kabul eden anlayıştır. Bu Tanrı anlayışı Antik Çağda ortaya çıkmıştır. Tek tanrılı dinlerde bulunmayan antropomorfik yaklaşımlar politeizme dönüşmüştür.
Deizm: Tanrı, evrenin yaratıcısı ve ilk nedenidir. Bu anlayışa göre Tanrı, doğanın
yaratıcısı olmakla birlikte onun işleyişine hiçbir şekilde müdahalede bulunmaz. Evren, kendi kurallarına göre oluş, bozuluş ve yok oluş içerisindedir. Deizm, Tanrı dışındaki kitap, vahiy, peygamber ve ahiret gibi tek tanrılı dinlerin temel kavramlarını reddeder.
Panteizm: Tüm tanrıcılık da denilen bu görüş, her şeyi Tanrı olarak görür. Evrendeki tüm varlıkların toplamı görülen Tanrı evrene aşkın değil, içkindir;
yani Tanrı ile evren bir ve aynı şeydir.
Panenteizm: Tanrıyı evrenle özdeş kabul eden panteizmden farklı olarak her şey Tanrıya bağlanır fakat her şey Tanrı değildir, her şey Tanrıʼda içkindir. Bu anlayışa göre Tanrı, evrene aşkındır, öyleyse Tanrı ile evren özdeşliğinden bahsedilemez.

1. Siyaset biliminin toplum yaşamına katkısı nelerdir?
Siyaset bilimi, siyasette “olanı” inceler, açıklar ve yasalarını bulmaya çalışır. Temel konusu devlettir; bunun yanında siyasi ve sivil kurumları, siyasal rejimleri araştırır; problemleri üzerine çözümler önerir. Siyaset alanına giren tüm olguları, bilimsel yöntemlerle araştırır, genel sonuçlara ve yasalara ulaşmaya çalışır.
Siyaset bilimi, bireylerin siyasi yaşamdaki rolü, yönetim biçiminin toplumsal yaşama etkileri ve siyaset kurumunun işlevlerini inceler.

• Bireyin temel hakları nelerdir?
• İktidarın kaynağı nedir?
• Birey - devlet ilişkisi nasıl olmalıdır?
• En iyi yönetim biçimi hangisidir?
• Devletin varlık nedeni nedir?
• Meşruiyetin ölçüsü nedir?
• Sivil toplumun demokratik yaşamda işlevi nedir?
• Devlet gerekli midir?
• Bürokrasiden vazgeçmek mümkün müdür?
• Egemenlik türleri nelerdir?

3. Devletin ortaya çıkışı ile ilgili kaç farklı görüş ileri sürülebilir? Başlıklar hâlinde yazınız.
1. Doğal varlık olarak devlet (Platon, Aristo, Farabi, ibni Haldun)
2. Yapay varlık olarak devlet (Hobbes, Locke, Rousseau)

4. İdeal düzenin olabileceğini reddedenlerin görüşleri hangileridir?
Toplumsal olaylar üzerine görüşlerini bildiren sofistler, insan hareketlerini etkileyen örf, âdet ve ilkeler üzerine düşünmüşlerdir. Protagorasʼa göre, genelgeçer bir kuraldan bahsetmemiz mümkün değildir.
Çünkü herkesin üzerinde uzlaşacağı bir kural yoktur. Bu yüzden ideal düzenin varlığından da söz edilemez. Gorgias da hiçbir şeyin var olmadığını söyleyerek şüpheciliği son safhaya taşımış ve ideal düzenin olabileceğini reddetmiştir.
Kelime anlamı hiçcilik olan nihilizme göre ideal düzen yoktur. Kaynağını Gorgiasʼın düşüncelerinde bulan bu anlayış, her türlü ilke ve kural içeren öğretilere karşıdır. Nihilistler toplumsal düzen sembolü olan devlet ve onun bütün kurumlarını yaptırımın kaynağı olması nedeniyle reddederler.
Düzenin koruyucusu olan devletin, insanlar arasındaki eşitsizliklerin kaynağı olduğunu ileri süren anarşizm, her türlü otorite ve düzeni reddeder. Anarşizme göre insanlar üzerinde baskı oluşturan tüm kısıtlama ve zorlamaları meşrulaştıran düzenin somut göstergesi olan devlet ortadan kaldırılmalıdır.

5. Devlet mi bireye, birey mi devlete hizmet etmelidir? Düşüncelerinizi kısaca ifade ediniz.
Devletin amacı insanları bir arada yaşatmaya çalışmak ve aralarındaki problemleri adalet ve hakkaniyet ölçütleri içinde çözmeye yardımcı olmaktır. Problem elbette ki bireyseldir. Devlet, fertler arasında cereyan eden hak ihlallerini gidermeyi amaçlar. Devletin insanları bir arada yaşatmak için gerekli olduğu kesindir.

1. Felsefenin bilime katkısı nedir? Kısaca açıklayınız.
Felsefe, bilimin varsayımları, doğası, anlamı ve yöntemi hakkında sorular sorarak bilime katkılarda bulunur, ufkunu açar. Buna karşılık felsefe de bilimsel sonuç ve bilgilerden bakış açısını geliştirmek için yararlanır.

2. Klasik bilim anlayışı (ürün olarak bilim) ve modern bilim anlayışı (etkinlik olarak bilim) arasındaki temel fark nedir? Söyleyiniz.
1. Bilimi ürün olarak kabul eden yaklaşım: Reichenbach (Rayhınbah), Carnap (Karnap), Hempel, Schlick (Şilik), Mach (Mah) gibi düşünürlerin temsil ettiği; bilimi olmuş, tamamlanmış, sonuçlandırılmış eserlerden ibaret gören yaklaşımdır. Bu görüşün indirgemeci anlayışı temsil ettiği kabul edilir.
2. Bilimi bilim insanlarının bir etkinliği olarak gören yaklaşım: Kuhn (Kun), Toulmin (Tulmin) gibi düşünürlerin savunduğu yaklaşımdır. Bütüncü yaklaşım olarak kabul edilir

3. Paradigma kavramı size neyi çağrıştırıyor? Anlatınız.
Paradigma, belli bilim insanı topluluğunun kabul ettiği bir bakış açısı olarak bilimsel kuramların ve yasaların uygulamasını gerçekleştiren, kavram, yöntem veya bilimsel görüşlerdir. Kısaca değerler dizisi, bilim insanının dış nesnel gerçekliği açıklamada kullandığı bakış açısıdır; yani kuramsal çerçevedir
.
4. Bilimsel yöntem hakkındaki düşüncelerinizi ifade ediniz.
Bilimsel yöntem, saptanan probleme ilişkin gözlem, deney, hipotez, teori, yasa ve bunlara ait betimleme, açıklama ön deyi aşamalarını kapsayan kavramlar çerçevesinde oluşan sistemli yolun genel adıdır. Bu yönüyle diğer düşünme biçimlerinden ayrılır.

5. Bilimin yaşamımıza katkısı nelerdir?
Bilimsel bilginin uygulamaya dönük yönü olan teknoloji ile yaşam iç içedir. Günlük hayatımızda önemli bir yer tutan ulaşım, iletişim, sağlık, eğitim, konut vb. alanların tümünde teknolojik araçlardan yararlanıldığı açıktır. Bilimin yaşamla bu denli yakın ilişkisi bizlere birinin diğeri tarafından yadsınamaz oluşunu hatırlatır. Bilimsel bilginin yaşamımızdaki ağırlığı ortadayken bilimin her türdeki uygulamalarını hoş karşılamalı ve onaylamalı mıyız? Örneğin, GDO da denilen genetiği değiştirilmiş gıdalar, insan kopyalama ve genom projesi (insanın gen haritasının çıkarılması) gibi konularda ne düşüneceğiz?

Geriye dönük olarak baktığımızda nükleer enerjinin barışçıl olmayan uygulamasının insanlara yaşattığı acı (Hiroşima ve Nagazaki) ortadayken bu soruya evet diyebilmek oldukça zor gözüküyor. Öyleysebu tür sorunları aşmaya yardımcı olacak başka bilgi türleri de olmalıdır, sanat, din, felsefi bilgi gibi.

Tepkinizi bildirin:
reklamlar

0 yorum:

Yorum Gönder

Aşağılayıcı, argo, küfür ve kişisel haklara saldırı niteliğindeki yorumlar YAYINLANMAYACAKTIR...bolcevap

9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI CEVAPLARI (İLK KEZ BURADA )