Sait Faik, "Birtakım İnsanlar" Hikayesinin Konusu, Özeti, Kişiler, Mekan ve Zaman İncelemesi

Sait Faik, "Birtakım İnsanlar" Hikayesinin Konusu, Özeti, Kişiler, Mekan ve Zaman İncelemesi burada...

İrfan YİĞİT/edebiyatfatihi.net

BİRTAKIM İNSANLAR- SAİT FAİK ABASIYANIK

İçerik:

 Bir İstanbul hikayecisi olan Sait Faik, Birtakım İnsanlar hikayesinde alt gelir grubundan olan insanları merkeze alıyor.  Hikayenin anlatıcısı, soğuk bir İstanbul gecesinde Taksim'de tramvay beklerken önüne dikilen bir adam munis bir Anadolu şivesiyle "kendisine benzeyen birtakım adamlar"ın oradan geçip geçmediğini sorar. Bu soruyu önce tuhaf karşılayan anlatıcı, bütün insanların birbirine benzediğini düşünür ve o birtakım adamların nasıl bir şey olduğunu merak eder. Anlatıcı, adamın kıyafetlerine bakınca ona hak verir, çünkü bu soğuk gecede çevredeki diğer insanlardan farklı olarak soruyu soran adamın  sırtında parça parça dökülen eski bir hırka, ayağında ise tüy gibi hafif yazlık pantolon vardır. "Birtakım insanlar" hamallık, uşaklık gibi işler yapan alt gelir grubundan kişilerdir. Geceleri oteller pahalı olduğu için kahveciye beş kuruş verip Tophane'deki  kahvehanenin bir köşesinde uyuyan yoksul insanlardır. Fakat polis o akşam sabahçı kahvelerinde yatmanın yasak olduğunu söyleyip hepsini kahveden çıkarmıştır. İşte bu "birtakım adamlar" yatacak yer sorununu halletmek için valiyle konuşmaya giden adamlardır. 

Soğuk gecede tramvay beklerken sıcacık yatağının hayalini kuran anlatıcının bunları öğrendikten sonra keyfi kaçar. Artık o hayallerini kurduğu ve "bir sevgili, hatıra, çocukluk, güzel rüya,
bir bahar, bir deniz kenarı" 
olarak nitelediği yatağı onun için anlamsızdır. edebiyatfatihi.net


Kişiler:

Kahraman anlatıcı: Hikayenin anlatıcısıdır. Yazar, söylemek istediklerini bu kahramanın kendi ağzından, kafasından geçenler şeklinde okuyucuya aktarmıştır. Anlatıcı kendisine soru soran adama şüpheyle yaklaşır, onun hakkında kafasında birtakım esrarengiz hikayeler kurar. Hikayelerini öğrenince onlara karşı bakış açısı değişir.

Zonguldaklı adam: Anadolu'dan İstanbul'a çalışmak için gelen, diğer arkadaşları gibi hamallık ve uşaklık gibi işler yapan  yirmi beş, otuz yaşlarından bir adamdır. 

Zaman: Hikaye soğuk bir İstanbul gecesinde Taksim'de geçmektedir.

Mekan: İstanbul, Taksim tramvay durağı

Dil ve Anlatım: Yazar, bu hikayesinde diğer hikayelerinde olduğu gibi yalın, sade, içten ve gerçekçi bir üslup kullanmıştır. 

Anlatım Biçimleri: Hikayede öyküleyici ve betimleyici anlatım türleri kullanılmıştır.

Örnek: Bu adamın ne paltosu ne şapkası ne de ayakkabıları vardı. Buna mukabil sırtında mor pamukları yer yer, parça parça dökülen bir hırkası, belinde ipi, ayağında yazlık, tüy gibi bir pantolonu ve ayaklarında da yine iplerle bağlanmış çuvalı...
Yüzü tatlı esmer renkli idi. Sakalı uzamıştı. Yirmi beş, otuz yaşlarında gözüküyordu. Yalnız gözlerinde büyük, korkak, acele bir şeyler vardı. ( … )

Anlatıcı: Hikayedeki durumlar kahraman anlatıcının bakış açısıyla aktarılmıştır. 

☝Sait Faik'in bloğumuzda incelediğimiz diğer hikayeleri için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz...


www.edebiyatfatihi.net