Gogol, Ölü Canlar Romanının Konusu, Teması, Olay Örgüsü, Temel Çatışmaları, Kişileri, İncelemesi - bolcevap.com
Yeni Yayınlar
Yükleniyor...

6 Ocak 2020 Pazartesi

Gogol, Ölü Canlar Romanının Konusu, Teması, Olay Örgüsü, Temel Çatışmaları, Kişileri, İncelemesi

Gogol, Ölü Canlar Romanının Konusu, Teması, Olay Örgüsü, Kişileri, İncelemesi

edebiyatfatihi.net

19. yüzyıl Rus edebiyatı üzerinde derin izler bırakan Rus romancı ve oyun yazarı Gogol birçok eseriyle döneminde büyük eleştiriler almıştır. Örneğin  1836'da döneminin devlet büroksasisini eleştiren Müfettiş adlı oyunu, resmi çevrelerin tepkisini çektiği için Rusya'yı terk etmek zorunda kalır.

Eserlerinin çevresindeki tartışmalar çıkınca bunalıma düşer. Gogol'un döneminde tepki çeken bir diğer eseri de en ünlü eserlerinden biri olan Ölü Canlar'dır.

Bu yazımızda Ölü Canlar romanının konusunu ve kısa özetini bulabilirsiniz...

ÖLÜ CANLAR/GOGOL

Gogol, bu romanında Rusya'nın bir taşra kasabasında yaşananları ince bir ironiyle dile getirir.
Ölü Canlar, kahramanı Çiçikov'un dolandırıcı kişiliği, onun tanıdığı bir toprak sahibi ve bürokrat çevresiyle ilişkilerini anlatır.

Ölü Canlar, çeşitli toplumsal tiplerin sınıfsal aidiyetlerinin özellikleriyle resmedildiği bir "tip romanı" olduğu kadari maddi değerlerin insan üzerindeki etkilerini gösterebilmek amacıyla mekan ve eşya tasvirlerine yönelmesi ile dikkat çekicidir.


ÖLÜ CANLAR KİTAP YORUMU

İnstagram'da kitap yorumlarıyla dikkat çeken  _aslimhalt_ Ölü Canlar romanını şöyle yorumlamıştır.

Ölü Canlar, yazıldığı dönemde büyük eleştiriler almıştır.

Bir an görünen nesnelerin, daha ne oldukları anlaşılmadan bir anda gözden yitişlerinde korkunç şey vardır... Bu hızlı değişim içinde değişmeden duran tek şey, sanki yalnızca başının üzerindeki gökyüzü, hafif birkaç bulut ve bulutlar arasında kayan ay vardır.
Gogol genç yaşta hayata veda ediyor. İlk krizini 31 yaşında, ikinci krizini de 43 yaşında geçiriyor. Uzun zamandır üzerinde çalıştığı romanı "Ölü Canlar", yazarın tedavi sırasında yazdığı en önemli eseri. Bu eserini yazarken ruhsal bunalımlar yaşadığını hissetmemek mümkün değil. Ancak yazdığı her cümle, o an kafasında oluşan bir bütünün parçaları gibi. İlk cildi yazmasına yazıyor fakat bu yazdıklarından rahatsız olduğu için üzerinde on yıldır çalıştığı ikinci cildi ateşe atıyor. Bunun ardından ruhsal bir bunalıma giren Gogol, hayatını da ateşe atıp bedensel olarak hayata veda ediyor. Nasıl veda ediyor derseniz; kendini aç bırakarak ölüyor. Ve ardından bıraktığı bir mektupta şöyle yazıyor. "Ölmem gerek. Hazırım da buna."
İşte yazarın canına kıyar gibi ateşe attığı ikinci ciltten kurtarılan sayfaları da bu kitapta "İkinci Bölüm" olarak okuyorsunuz.
Gelelim kitaba...
Ölü canları satın alan bir kişilikle karşı karşıyasınız. Kahramanımız Çiçikov öyle bir ruh haline sahip ki, ölen insanları para karşılığında toprak sahiplerinden satın almak için mücadele ediyor. Okurken "Bu adamın amacı ne?" düşüncesiyle kitabı heyecanla okurken, aynı zamanda kişiliğiyle ilgili sayfalar ilerledikçe kitaba daha çok hâkim oluyorsunuz. Satın almak istediği Ölü Canlar'ın sahipleri ise, çevremizde sürekli tanıdığımız kişilikler.
Kitapta dikkat çeken başka bir konu da var aslında. Bu da Gogol'un Rusya' ya karşı olan tutumu... Bundan dolayı da Rus halkından tepki alıyor bana göre. Birinci bölümde olumsuz olarak okuduğunuz yakıştırmalar, ikinci bölümde kişilikleri daha bir olumlu kalıp içerisinde sunuluyor ancak kendisi bundan rahatsız oluyor.
Belki diyor; bir insanı öldürecek düzeyde şeyler değildi yaşadıkları, ama başkası olsa en azından yaşama küser, uslanıp her şeyden el etek çeker.
Büyük bir hayranlıkla ve merakla çevirdim her satırını. Gece gündüz demedim, her an okumak istedim. Okudum da...Mutlaka okuyun👌📚👌

Arkadaşlarınla Paylaş
Yorum Gönder

Yorumlarınız incelendikten sonra yayınlanacaktır... Lütfen yorum yaparken topluluk kurallarına uyunuz... bolcevap.com

Bildirim
Yenilenen görselliğimiz ve içeriklerimizle çok günceliz. Doğru bilgi için doğru yerdesiniz.
Kapat